facebook feed fist header movement-text refugee-movement-text twitter youtube
Statements

MÜLTECİLERE KARŞI SAVAŞ/ The War Against Refugees

Turgay Ulu Statement

Turgay Ulu – Illustration: Benjamin Bertram

Hypocritical policies have been made over the image of the Kurdish child – -photographed like lying on the beach. He died trying to escape the war and massacre in Kobane. The governments, who caused people to flee the countries where they had lived, have started a competition over how humanist they are by crying over him. Germany, the leader of the EU countries, was on the front line as the leading actor of this “humanitarian theatre.”

Refugees who had to flee from Syria received flowers, water and bread at the Munich train station. Politicians gave humanitarian speeches about how refugees were welcome. Refugees held up pictures of Merkel and called her “our mother”. Those refugees did not know that Merkel had made a Palestinian girl cry,by explaining why the deportation policy was essential.

However, this humanism theater had to cede its place to reality without lasting very long. Politicians, who so recently weregiving speeches about humanism, started trying to pass new laws about the restricting [refugees] ability to leave the province [to which they were assigned]; the coupon system, bringing back the food packages, stopping cash payment to refugees; and quickening deportation. Two days ago at Berlin Parliament and we were protesting against it. Some of those restrictions were abolished thanks to the resistance and struggle we kept up on the streets.

The EU countries changed their role in helping victims. Now they started to play the victim. According to them, there was a raid of refugees to Europe and they were exceeding the capacity.

Free movement was to be stopped so that the strict border controls could be made. All the humanitarian agreements that EU countries signed were to be considered as invalid.

The decision was made to sentence to prison for minimum 3 years the refugees who pass the borders closed by wire fences. The train traffic was stopped to block the refugees. On the borders of countries such as Macedonia or Turkey, there were racist attacks and police attacks against refugees.

The policies made by dominant powerful governments are the continuity of the war and conflict started by those states and their subordinates.

While there are no borders for the circulation of capital, every day new and high walls, borders and wire fences are built against the poor people.

One of the most important items on the agenda of European countries is the Refugee Crisis. According to this definition, refugees are said to be the guilty ones.With this definition they try to hide the facts like war, colonialism or arms trade. However we should refer to the war and colonialism as the problem.

The refugees are seen as the left-overs of the war and they are used as a source of exploitation as well as an excuse to make new colonialist and racist laws.

The states that need the control and military force for the interests of capital,now have the chance of realizing their plans via “the refugee crisis.”

Just as the war is kept away from the Europe, they are trying to keep refugees (who are the result of this war) outside of the European borders. European countries want to give funding to the states close to war and conflict zones. For example, they want to increase the funds for Turkey who has more than two million refugees; and they want to build big refugee camps there like the ones in Germany.

Turkey sees the refugees as a political tool and as a exploitation source. Refugees work there in under conditions of slavery, for really low wages,as we can also see in the hidden camera records.

The problem and its solution can be easily understood from the interviews made with the refugees who were stuck at the borders or the train stations. They say “it should stop”, “the people not the states support us”.

As revolutionary refugee movement we act with the perspective of building an alternative life from the bottom with people. We show it through our action against the laws and borders. The workwe have done to find shelters for refugees in Berlin has spread to the movements of the other European countries.

We apply our own solution at the bottom against the controls, borders and bans of the states. We try to create a free life in our own spaces- At the same time we see and learn that there is no way to freedom without an efficient struggle against the war and exploitation.

Long Live Our Struggle to Humanize and for Emancipation.

02.10.2015

 

________________________________________________

Kobene’deki savaş ve katliamdan kaçmak isterken Türkiye’de boğularak ölen Kütrt çocğun, sahilde yatıyormuş gibi fotoğraflanan cesedi üzerinden ikiyüzlü politikalar yapıldı. İnsanların yaşadıkları yerleri ölümü göze alarak terketmelerine yol açan devletler, timsah gözyaşları dökerek kendilerinin ne kadar hümanist olduklarına dair birbirleriyle yarışa girdiler. Avrupa Birliği ülkelerinin şefi olan Almanya devleti hümanizm tiyatrosunun baş aktörü olarak en ön safta yer aldı.

Suriye’den kaçmak zorunda kalan mültecilere München tren istasyonunda çiçek, su ve ekmek verildi. Mültecilerin hoşgeldiği yönünde politikacılar insancıl nutuklar attılar. Mülteciler, Almanya başbakanı Merkel’in resimlerini taşıyarak ona “annemiz” diye seslendiler. Bu mültecilerin, Almanya’daki bir televizyon kanalında gerçekleştirilen canlı yayında Merkel’in Filistinli bir mülteci kızı, sınırdışı politikalarının nasıl gerekli olduğunu anlatarak ağlattığından haberleri yoktu.

Ne var ki bu hümanizm oyunu çok uzun sürmeden yerini gerçeğe bıraktı. İki gün önce Berlin parlementosu önünde protesto eylemi yapıyorduk çünkü kısa bir zaman öncesinde hümanizm nutukları atan aynı politikacılar; eyalet dışına çıkma yasağının, kupon sisteminin, yemek paketlerinin geri getirilmesi, mültecilere yapılan para ödemelerinin durdurulması ve hızla sınırdışı etmek için yeni yasalar çıkartmak istiyorlardı. Bu yasakların bir kısmı, yıllardır sokakta sürdürdüğümüz direniş ve mücadele sayesinde kaldırılmıştı.

Avrupa Birliğini oluşturan devletler mağdurlara yardım etme rolünü değiştiridiler. Bu sefer kendileri mağdur rolü oynamaya başladılar. Onlara göre Avrupaya aşırı bir mülteci akını oluyordu ve bu mülteciler onların kapasitesini aşmaya başlamıştı. Serbest dolaşım engellenmeliydi ve dolayısıyla sıkı sınır kontrolleri yapılmalıydı. Avrupa Birliği ülkelerinin imzaladıkları tüm hümaniter kriterler geçersiz sayılmaya başlandı.

Mültecilerin ilk geçiş noktalarından olan Maceristan’da telörgülerle kapatılmış olan sınırı geçen mültecilere üç yıldan başlamak üzere hapis cezası verme kararı alındı. Mültecilerin geçişini engellemek için tren seferleri durduruldu. Makedonya, Türkiye gibi geçiş yerlerinde mültecilere karşı polis saldırıları ve diğer ırkçı saldırılar oldu.

Egemen devletlerin şu anda mültecilere karşı izledikleri politikalar, gene aynı devletler ve taşeron güçler tarafından sürdürülmekte olan savaş ve çatışmaların, sınırlarda ve devletlerin sınırlarının içinde devam ettirilmesi anlamına geliyor.

Sermayenin dolaşımında hiçbir sınır yokken, yoksul halklara karşı hergün yeni yüksek ve uzun duvarlar, sınır yasakları ve telörgüler yapılıyor.

Avrupa ülkelerinin en önemli gündemlerinden biri “mülteci krizi” olarak adlandırılan gündemdir. Bu tanımlamayla mülteciler suçlu ilan edilmiş oluyor. Bu tanımlamayla savaş, sömürgecilik, silah ticareti gibi realiteler gizlenmek isteniyor. Oysa sorun olarak tanımlanması gereken şeyler; savaş ve sömürgeciliktir.

Savaş artıkları olarak görülen mülteciler devletler tarafından hem birer sömürü gücü olarak kullanılıyor ve hem de ırkçı ve kolonyalist yasalar çıkartmanın, toplumu yönlendirmenin bir aracı olarak kullanılıyor.

Sermayenin güvenliği için kontrol ve baskı sistemine ihtiyaç duyan devletler, “mülteci krizi” ni öne sürerek bu planlarını engelsiz bir şekilde hayata geçirme imkanı buluyor.

Daha çok Avrupa sınırlarına uzak bölgelerde sürdürülen savaş ve gibi gene bu politiutkaların sonucu olarak ortaya çıkan mültecileri de Avrupa sınırlarının dışında tutmak istiyorlar. Avrupa Birliği devletleri savaş ve çatışma bölgelerine yakın devletlere para yardımı yapmak istiyorlar. Mesela iki milyon mültecinin olduğu Türkiye devletine hem para yardımını artırmayı planlıyorlar ve hem de tıpkı Almanya’da olduğu gibi oralarda büyük mülteci kampları inşa etmek istiyeorlar.

Türkiye devleti sınırları içinde bulunan mültcileri politik bir malzeme olarak kullanıyor ve ayn ı zamanda sömürü malzemesi olarak görüyor. Gizli kamera çekimlerinden de yansıdığı gibi düşük ücretle köle statüsünde yaşıyor burada mülteciler.

Tren istasyonlarında ya da sınırlarda perişan durumda bırakılan mültecıilere uzatılan mikrofonlara konuşan mültecilerin sözlerinden aslında sorunun ve çözümünün ne olduğu kolayca anlaşılabilir. Konuşan mülteciler; “durdursunlar yeter”, “bize devlet değil halk destek veriyor” gibi şeyler söylüyorlardı.

Devrimci mülteci hareketi olarak biz halkla birlikte tabandan altarnatif bir yaşamı örmek perspektifiyle hareket ediyoruz. pratik olarak yasaları ve sınırları kırma eylemlerimizle bunu gösteriyoruz. Bizim Berlin’de başlattığımız mültecilere yatma yeri bulma çalışması diğer Avrupa ülkelerindeki hareketler tarafından örnek alındı ve bu hareket yaygınlaştı.

Devletlerin kontrol, sınır ve yasak politikalarına karşı biz tabanda kendi çözümümüzü uyguluyoruz. Kendi alanlarımızda, özgür bir hayatı yaratmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda savaş ve sömürüye karşı etkin bir mücadele yürütmeden özgürlüklere giden yolun açılmayacağını öğreniyoruz görüyoruz.

Yaşasın İnsanlaşma Ve Özgürleşme Mücadelemiz

02.10.2015

Turgay Ulu

Berlin


Statements

News / Statements

Ahmed H.’s trial, act two

from Free the Röszke 11 Ahmed H.’s trial, act two – 2nd instance court decides Ahmed H.s terrorism charges need to be re-consider due to “lack of reasoning and interpretation” Two days ago, on the 15th of June 2017 in Szeged, Hungary, Ahmed H. had his second instance trial, after being sentenced to 10 years of… Read more »

News / oplatz / Photos / Statements

Fazit der Pressekonferenz zum Gerichtsprozess gegen Teilnehmer des March for Freedom in Luxemburg

    Am 22.05.2017, fand die Pressekonferenz statt zum Gerichtsprozess gegen Teilnehmer des March for Freedom in Luxemburg. Vergangenen Donnerstag wurden vier Aktivisten aufgrund der Anklage wegen “bewaffneter und geplanter Rebellion” pauschal zu 6 Monaten Haft auf Bewährung, 1000,- EUR Strafe und insgesamt 4500,- EUR Entschädigungszahlung an die Polizei verurteilt. Drei der Aktivisten, gegen die… Read more »

german wide movement / News / refugee-struggle / Statements / Support/Solidarity

Protest in Ebersberg, 22. Mai 2017

by Refugee Struggle for Freedom Hi dear people we are 36 refugees from Refugee Struggle For Freedom and from today 22.5.2017 on we are protesting in #Ebersberg in Munich. What we need is your #solidarity. We are fighting for the right to stay and against deportations. It would be great if you share our post…. Read more »

Featured

News / oplatz

Wegweisendes Urteil gegen den Einsatz für das Grundrecht auf Asyl – Haftstrafen für vier DemonstrationsteilnehmerInnen des March for Freedom

English Einladung zur Pressekonferenz, Montag 22.05.17, 11:00, Waldemarstr. 46 10999 Berlin   3 Jahre nach dem international organisierten March for Freedom wurden vier TeilnehmerInnen einer friedlichen Demonstration in Luxembourg-Stadt zu hohen Geld- und Bewährungsstrafen verurteilt. Der Verlauf des Prozesses und das Gerichtsurteil erscheinen bei nüchterner Betrachtung äußerst willkürlich und keinen rechtsstaatlichen Maßstäben entsprechend. Der March… Read more »

Daily Resistance Newspaper

Distribute the latest edition of Daily Resistance newspaper: Non-citizen Rise Up in Bavaria

Non-citizen Rise Up in Bavaria Dear people of the world, we have published the new issue of the newspaper “Daily Resistance”, and now it’s the time to bring the paper to the hands of people living in the lagers, by you! This issue comes “separately” in 7 languages This issue of Daily Resistance has a… Read more »

Daily Resistance Refugee Protest 2016 Bavaria
News

Information-Comic “Stop Deportation” is out now!

The stop deportation info comic is finished, translated, and ready to spread. You can find it in Arabic, English, Farsi, French, German, Romanes, Serbo-Croatian, Spanish and Turkish here: http://oplatz.net/stop-deportation The comic contains useful and important information for people under threat of deportation, but also for people supporting them. Spread it and share the link in your… Read more »

Ways to stop deportation

Recent

berlin news / Lager Mobilization – Wedding / Lager watch / LMNB - Lager Mobilisation Network Berlin

„Ihr beschützt uns nicht!“ Die Do-it-Yourself Praxis im Lager Niedstraße. Aus einem Interview mit einer Überlebensexpertin (*Name verändert)

English Ich treffe Nira in einem Park irgendwo im Südwesten von Berlin. Nira und ich haben beschlossen uns regelmäßig zu treffen und gemeinsam kleinere Artikel über die Situation in den Berliner Lagern zu schreiben. Dieses Mal wollen wir ihre Erfahrungen mit den Sozialarbeiter*innen in dem Niedstraßen-Lager teilen, ein Lager für Frauen und Kinder in Friedenau…. Read more »

Niederstr lager front door
News / Workshop

Refugees & Queers: “Leaving the queer bubble” – PR und Medientraining

english version below Liebe Interessierte, wir freuen uns, Sie zu unserem Workshop: „Leaving the queer bubble“ – PR und Medientraining im Rahmen des Projekts „Refugees & Queers. Politische Bildung an der Schnittstelle von LSBTTIQ und Flucht / Migration / Asyl“ einzuladen. Die Fortbildung richtet sich an Multiplikator*innen, Bildungsarbeiter*innen und Aktivist*innen, die das Thema „Queer Refugees“… Read more »

News / Support/Solidarity

Soli Crêpes against repressioncrap!

for the 24.10: https://www.facebook.com/events/1186910981441970 for the 28.11: https://www.facebook.com/events/1492764560817537 (with english version down below) Soli Crêpes against repressioncrap! Am 05.10 (Do), 24.10 (Di) und am 28.11 (Di) gibt es ab 19:30 Vegane Crêpes in der B-Lage. Bei einer gemeinsamen Aktion werden manchmal nur einige verurteilt. Was nicht heissen muss, dass sie es alleine durchstehen müssen. Kommt… Read more »

berlin news

Kommt zur Protestmahnwache: Afghanistan ist kein sicheres Land

Wir nehmen unser Schicksal selbst in die Hand. تحصن اعتراضی علیه دیپورت به افغانستان را فعالانه حمایت کنید۰ ما میخواهیم خودمان سرنوشت زندگی امان را بدست بگیریم، نه اینکه قدرتمندان برایمان تعیین کنند۰ محل و روز تحصن اعتراضی۰ 21. und 22. September, 12.00-20.00 Uhr vor dem Auswärtigen Amt, Werderscher Markt 1 23. und 24. September,… Read more »

berlin news / News / Women

Inauguration Conference | Center for Intersectional Justice

Saturday 16 September 2017, 10 AM Access: ICI Berlin Pfefferberg area Christinenstr. 18/19, Haus 8 or Schönhauser Allee 176 U-2 Senefelder Platz Tentative Program (subject to change): MORNING 10:00 > Registration and Coffee 11:00 – 11:30 > Opening Address – Emilia Roig (Founder & Executive Director) 11:30 – 12:15 > Keynote Speech – Kimberlé Williams… Read more »

Center for intersectional justice Berlin
Demo / deportations / News / Support/Solidarity

Kundgebung gegen die Abschiebeflüge in den Kosovo, nach Albanien, Serbien und Afghanistan

Am Dienstag, den 12.9. um 17 Uhr am Flughafen Düsseldorf – Terminal B facebook.com/events Wir fordern die NRW-Landesregierung alle Abschiebeflüge abzusagen. Am 12. und 13. September 2017 sollen neben der Sammelabschiebung nach Afghanistan am Dienstag. auch Abschiebeflüge in die Balkanländer vom Flughafen Düsseldorf stattfinden.Wir rufen dazu auf, sich mit den Betroffenen zu solidarisieren und gegen… Read more »